-
Bale dersine hangi öğretmen
girecek? Bu öğretmenin diplomasını ve öğretmenlik yetki
belgesini görebilir miyim? (Eğitimin en önemli bileşeni öğretmendir. Öğretmen
kalitesi düşük ise geri kalanın kıymeti olmaz. Devamını
okumak için "Öğretmenim
Gerçekten Öğretmen mi")
-
Bale
Okulu Milli Eğitim
Bakanlığı'na bağlı mı? Ruhsatınızı görebilir miyim?
(Kursun
MEB onaylı olmaması zamanınızın ve emeğinizin boşa
gitmesi anlamına gelebilir. Resmi öğretmen
olma şansı kalmaz. Devamı "MEB
Onaylı mı?")
-
Bale eğitim kadrosu kimlerden
oluşuyor? Bu kadronun akademik ve profesyonel geçmişi
nedir? (Bahse konu eğitim tek
bir öğretmene emanet edilemeyecek kadar teknik ve
zordur. Bu eğitim sırasında farklı öğretmenlerin en iyi
yönleri öğrenciye aktarılır. Detaylar "Yetkin
Kadro" da.)
-
Bale kursu kurucusunun gerçek
mesleği nedir? Sanat geçmişi var mı? Öğrenimini hangi
dalda tamamlamış? (Sanatsal
hedefler yerine ticari kaygılar öne çıkmış olabilir,
eğer öyle ise mutlaka bu durum eğitime negatif
yansıyacaktır. Bunu anlamanın basit yolları ... Devamı "Sanat
Eğitimi mi Ticarethane mi?"
de.)
-
Bale okulunun konsantrasyonu
ne yönde? Ağırlık nerede?
(Bazı okullar her türlü sanatsal
faaliyeti sunmaya çalışırlar. Birkaç yan faaliyetlerin
olması normaldir. Klasik sanatı destekleyen eğitimlerin
programlara dahil edilmesi önemlidir de. Ancak, bu
yan faaliyetler asıl amacın önüne bile geçebiliyor ise, o zaman genel bir
sanat okulundasınız, bale okulunda değil. Bu durumun
açık sakıncaları... Devamı için "Konsantrasyon
ve Kadroya Yatırım" da.)
-
Bale kursu eğitiminde
hangi metodlara hakim, hangisini öneriyor?
(Eğitiminde hedefiniz
belirlenmiş ise ona en uygun metodla ilerlemelisiniz.
Aksi taktirde ya çabalarınız boşa gitmiş olacaktır ya da
gereksiz yere yorulmuş olacaksınız. En iyi metod...
Devamı "Hangi Metod Takip
Ediliyor?" da)
-
Bale resitali her sene
yapılıyor mu? Nerede sahneleniyor?
(Bu görsel bir sanattır.
Görülmeyecek ise niçin öğretilmektedir? Uygulamalı ve
teorik eğitim kadar sahne tecrübesi de önemlidir. Sadece
sene sonu sınavları öğrenciyi bu sanata
hazırlayamaz. Bunun ötesinde bir motivasyona ve
görselliğe ihtiyaç vardır. Devamı "Resitaller:
Gerçekleşen Bir Rüya"
da.)

-
Bale Kursu veya Dans Okulu Kadrosunun Taşıması Gereken
Özellikler
-
Dans Kursu Modern Bale Okulunda Dikkat Edilecekler
-
Piyano Dersi, Piano Kursu, Müzik Okulu Nasıl Olmalı?
-
Ritmik Cimnastik, Temel Jimnastik Hareketleri
Eğitimini Kimler Vermeli?
-
Bale Kursları Dans Okulları Adresleri Telefonları



Bale dersinize giren öğretmen
eğitim kalitenizi belirleyecek en önemli bileşendir. En çok
dikkati öğretmeniniz konusunda göstermelisiniz. Geri kalan
unsurlar (MEB e bağlı olmak dışında) bundan sonra gelir.
Bale öğretmeni ile ilgili kontrol
edeceğiniz ilk unsur mezuniyet belgesedir. Diplomasını
göremiyorsanız ciddi bir sorununuz var demektir. "Benim
diplomam var ama evde." cevabı ile tatmin olmayınız. Tüm
profesyonel meslek sahipleri diplomalarını sergilemekten
gurur duyarlar. Diplomam evde ama noter onaylı kopyasını
bile burada asamadım yaklaşımı şüphe uyandırıcıdır. Bu
duruma çok sık rastlayacağınızı tahmin ediyoruz.
Bale konusunda yurt dışından edinilmiş
"sertifika" lar da ayrı bir tuzaktır. Dikkat edilirse bu tip
dökumanların çoğunun diploma değil de sertifika olduğu
görülür, resmi(bir devlet kurumunca onaylı) hiçbir
geçerlilikleri yoktur. Genelde bir kaç haftalık veya aylık
bir program sonucunda edinilmiştir bu dökumanlar. Yurt
dışından alınmış ve resmi geçerliliği olan diplomaların
denkliği talim terbiye kurumu tarafından yapılmaktadır. Eğer
size sunulan bir dökumanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti
tarafından verilmiş bir denklik belgesi yoksa anlamsızdır.
Bale öğretmeni olabilmek için
mutlaka bir diplomanız ve yeterlilk belgeleriniz olmalıdır.
Ancak bu durumda resmi olarak öğretmen atanabilirsiniz.
Resmi atamanız yoksa derslere giremezsiniz. Bir öğretmen
size hiçbir belge gösteremiyor ise kursun müdüriyetine
başvurun ve ilgili öğretmenin resmi atama yazısını isteyin.
Bu atama mecburidir ve bunu istemek sizin hakkınızdır. Bu
atama dahi yoksa ciddi bir proble var demektir. Yetkin
olmayan insanlar bale dersi vermeye çalışıyor demektir.
Bale eğitimi aldırırken sağlığı
ile riske girmeyin. Ehil olmayanlar, bu sanatın ve onun eğitiminin inceliklerine vakıf
olmayanlar, öğrencilere büyük zararlar verebilirler.
Sınırları bilemedikleri için ya sağlık sorunlarına neden
olacaklardır veya çok zayıf bir eğitim verip zaman
kaybettireceklerdir.
Bale kursu MEB'e bağlı değilse
ciddi bir takım eksiklikleri var demektir. Çünkü bu tip
eksiklikleri olmadığı halde MEB'e bağlanmamak anlamsızdır.
Genelde en büyük bağlanamama nedeni bir tane dahi resmi öğretmeni bulunmayışıdır. Bunu daha az önemdeki diğer
unsurlar takip eder.
Bale okulunun MEB'e bağlı olması
ilk olarak eğitime bir disiplin kazandırır, resmi müfredata
uyumu zorunlu kılar, bu da minimum bir eğitim kalitesini
garanti eder. Bu olmadığı durumlarda öğrencilerde hiçbir
ilerlemenin izlenemediği durumlar ortaya çıkabilir.
Bale kursunun MEB onaylı olmasının belki de en
önemli avantajı eğitimi tamamladığınızda
resmi
öğretmen olma hakkını elde etmenizdir. Unutulmamalıdır ki,
MEB onaylı kurslar belki bitiren herkesi sanatçı
yapamaz(bunun için başkaca kişisel meziyetler de gereklidir)
ama öğretmen yapar. Bu belge tüm Dünya'da geçerli bir
belgedir. Eğer bu klasik sanatı gerçekten öğrendi iseniz bu belge ile
Dünya'nın her yerinde okul açma şansınız doğacaktır.
Bale okulunun MEB'e bağlı olup
olmadığını en kolay müdüriyette asılı olması gereken
ruhsattan veya ilgili ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden
kontrol edebilirsiniz.
Bale eğitimininde akademik
başarıya göre yetkinlik sıralaması aşağıdaki gibidir:
-
Kursiyer
Bitirme Belgesi Sahibi (MEB onaylı)
-
Konservatuar - Lise Seviyesi
Diploma Sahibi
-
Konservatuar - Üniversite
Seviyesi Diploma Sahibi
-
Konusunda Akademisyen -
Yüksek Öğretim Elemanı ve Profesör
Bale eğitiminde tecrübeye göre
yetkinlik sıralaması ise şöyledir.
-
Öğretmenlik yapmış
-
Profesyonel olarak dans etmiş
-
Uluslararası yarışmalarda
ülkeyi temsil etmiş
-
Profesyonel olarak dans etmiş
ve öğretmenlik yapmış
Bale konusunda bir okulda bu kriterlerin üst
sıralarını sağlayan ne kadar çok öğretmen varsa o kadar
yetkin bir kadro vardır.
Pek çok okulda (inanması güç ama)
sadece tek bir resmi öğretmen vardır, o da genelde kursiyer
bitirme belgesine sahiptir. Bu belge ders vermeye yeterlidir
ancak şunu düşünmenizi öneririm: Lise derslerine lise mezunu
öğretmenler girse idi ne düşünürdünüz? İmkansız değil ama
şartların zorlanması demektir bu. Bunun yerine liseye
öğretmen olarak üniversite mezunları girmektedir.
Yukarıda bahsi geçen okulların
yanında eğitim kadrosu konservatuarlarla
kıyaslanabilecek olanlarda vardır. Daha iyisi varken (ve
genelde size maliyeti de aynı iken) neden daha azı ile
yetineceksiniz? Bu klasik sanatı gerçekten öğrenmek istiyorsanız bu
işi sizden önce en iyi şekilde yapmış olanlardan ders almak
en doğru seçenektir.

Bale kursları da para kazanmak
zorundadır, yoksa işlerine devam edemezler. Bu hakkı onlara
teslim ediyorum. Ancak, bu eğitim biraz da sanat aşkıdır,
içten bir bağlanıştır. Kurucunun ve eğitim kadrosunun
hayatının önemli bir parçasıdır, pek çoğunun geçmişinin
aynasıdır. Bu kadar teknik ve yoğun çaba gerektiren bir işin
sadece ticari parametreler ile başarıya ulaştırılması
beklenemez. Bunun yurt dışında da örneği yoktur.
Yurt dışındaki okulları
incelediğmizde kurucuların hep sanat kökenli, zamanında
profesyonel olarak dans etmiş, kariyerleri olan insanlar
olduğunu görüyoruz. Bu okulların uzmanlıkları dışında başka
hiç bir işle uğraşmadıklarına da
şahit oluyoruz. Bunun bir kaç nedeni var:
-
Yapılan işe saygı: Bir konuda
iyi eğitim almış olanlar o işin gerçekte ne kadar zor
olduğunun da bilincine varırlar ve diğer işlerin de işin
ehline bırakılması gerekliliğini savunurlar. Doğrusu da
budur. Sadece cahiller her işe soyunur, ne iş olsa
yaparım der. Riske atılır ve sunduğu temeli zayıf
hizmetlerin satın alınmasını bekler. Bazende başarılı
olur, hizmetini satar, ama hizmeti alanların memnuniyeti
ayrı bir husustur.
-
En iyi bildiği işe konsantre
olarak gerçekten o dalda yüksek kalitede hizmet
verebilmek isteğidir. Konsantrasyon bozulduğu anda
kalite düşer. Bu kaliteye razı olanlarda vardır. Siz
razı olmayın, daha yüksek kaliteyi talep edin. Kalitesiz
bir kaç hizmeti aynı yerden alacağınıza, bir kaç farklı
kaynaktan en kaliteli hizmeti edinin. Sonunda karlı
çıkarsınız, zamanınızı boşa harcamazsınız.
Bale kursları göz önüne
alındığında ülkemizde herkes kurucu
olabilmektedir. Bunun için finansal kaynağınızın olması
yeterlidir. Üniversite diploması dahi aranmamaktadır. Kurs açmak için hiç bir
sanat diploması sahibi olmanız gerekmemektedir. Farklı
dallarda eğitimini tamamlamış pek çok insanın bu kursları
açmış olduğunu göreceksiniz. Eğer sanatı bu kadar çok
seviyor idiler ise neden sanat konusunda
eğitimlerine devam etmediler? Bu soruya yine iki iyi cevap
var:(Tam böyle cevaplamayacaklardır ama sonuç bunlardan
birine çıkacaktır, başka inandırıcı cevap ta bulamadığımızı
belirtmek isterim)
-
"Çok sevmeme rağmen yeteneğim
yoktu, başka eğitim aldım." Bu cevabı eğitimde yetkinlik
tablosuna koyun, cevabı kendiniz bulun.
-
"Asıl mesleğime göre daha iyi
para kazanıyorum." Bu cevaba yorum bile gerekmez.
Bale eğitiminin ayrılmaz parçaları
vardır. Hemen akla gelenler yanında yan eğitimler açısından
ciddi bir müzik eğitimi, jimnastik dersleri ve modern dans
eğitimi de çok önemlidir. Bunlar tüm bale okullarında olması
gereken pas de deux, karekter dansları ve ileri bale
eğitimleri kadar önemli, olmazsa olmazlardandır. Hepsi asıl
eğitimi desteklemek ve daha üst seviyede sanatçı ve öğretmen
yetiştirmek için planlanmıştır. Alternatif eğitimler olarak
düşünülmemişlerdir.
Bale dışında alternatif eğitimler
bağımsızlaştıkça okulun konsantrasyonu yok olacaktır. Ticari
olarak kurumlar bu seçenek ile karşı karşıya kalacaklardır.
İddialı kurslar bu ticari çekiciliğe kapılmamışlardır.
Yurt dışında da bu böyledir. Herkes sadece en iyi bildiği
işi yapmaktadır.
Bale okulu kurucusu yüksek
nitelikleri haiz olduğu zaman kadronun da son derece
kalifiye ve seçkin olması tabidir. Sanatı iyi bilen biri eğitimi hafife alamaz. En
iyiler ile çalışmak ister. İyi kadro maliyet demektir, daha
az kar demektir ama aşırı ticari kaygıları olmayanlar için
bu bir anlam ifade etmez. Kaliteli eğitimin sonunda pozitif
olarak kuruma döneceğine inanıyoruz. İyi kadro sahibi
kurumlar sonunda başarılı olacaklardır. Maliyeti sizi
ilgilendirmemeli, siz daha da iyisini talep etmelisiniz.

Bale okullarında tüm metodlara
hakim bir eğitim kadrosu bulmak zordur ama olması çok iyi
bir göstergedir. Farklı hedefler göre farklı metodların
takip edilmesi mümkündür ama seçilen metodu sunabilecek
kadroya da ihtiyaç vardır.
En çok bilinen metod
Rusya kaynaklı Vaganova metodudur. İsmini duyduğunuz hemen
her yıldız bu disiplinin bir meyvasıdır. Metod talepkardır
ve çok üst seviyede bir eğitim kadrosu gerektirir.
Türkiye'de de konservatuarlarda
Vaganova metodu takip edilmektedir. Özellikle de Rus
öğretmenlerin gelişi ile bu metodun Türkiye'de uygulanmasını
yaygınlaştırmıştır. Bu metod ile birlikte artık Türk
öğrenciler de yurt dışındaki yarışmalarda dereceler
almaktadır. Pek çok okul açısından bu metodu takip etmek
imkansızdır. O yönde kadro bulmak hem zor hem de
maliyetlidir. Vaganova öğretmenliği profesyonel sanatçılık
akabinde gelir. Sahne tecrübesi olmadan öğretmen olmak
mümkün değildir.
RAD (Royal Academy Of Dance)
yukarıda açıklanan zorlukları bir nebze aşmak için
öğretmenden beklenen yetkinliği aşağı çekmiştir.
Öğretmenlerin profesyonel dansçılık geçmişi olması
gerekmemektedir. Hatta bu öğretmenlerin üst seviyede bale
yapması da gerekmemektedir. Durum böyle olunca tatbikatı
daha kolay bir müfredat uygulanmaktadır. Öğrencilerden
yüksek bir performans beklenmemekte, dansçı olmaları değil
baleyi öğrenmeleri istenmektedir.
Vaganova metodunun öğrencileri
çok zorladığı ve sağlığına zarar
verebileceği gibi yanlış bir inanış vardır. Bu metod
Türkiye'de 40 yıldan uzun bir süredir uygulanmaktadır. Bu
yönde hiç bir örnek yoktur. Vaganova metodunun avantajı her
zaman işin ehli öğretmenlerin kontrolünde yapılmasıdır.
Bundan dolayı negatif örneklere rastlamak mümkün olmamıştır.
Ehil ellerde hiç bir metod sorun
yaratmaz ancak ehil olmayan kişiler en
hafif metodları bile tehlikeli hale getirebilirler.
Eğitim kadrosunun ehliyeti sağlık açısından en önemli
parametredir.
Bale okuluna başlarken öğrencinin
potansiyelini bilmek neredeyse imkansızdır. Bu zamanla
ortaya çıkan bir olgudur. Yeteneği ortaya çıkana kadar geçen
sürede yanlış bir başlangıç yapılır ise bu öğrenciyi tekrar
kazanmak çok zor olabilir. Yanlış başlangıçlar ve yanlış öğrenilenler
en zor düzelenlerdir. İlk adımı bilinçli ve doğru yerde
atmak işin belki de yarısıdır.
Balenin görsel bir sanat olduğunu
tekrar hatırlatmakta fayda var. Öğrencilerin çoğu bu eğitimi
dans edebilmek için almaktadırlar. Sonunda mezun olacakları
ve öğretmen olabilecekleri genelde ikinci planda bir
konudur. Öyle ise: öğrenciler dans etme fırsatı
bulmalıdırlar.
Sadece sene sonunda girdikleri
sınav değil sahne tecrübesi de en önemli
motivasyonlardan biridir. Aslında onlardan en önce
beklenmesi gereken iyi bir sahne performansıdır. Eğitimin
asıl
amacı da budur, görsel bir sanat yaratmaktır. Sınavlar bir
teferruattır. Resmi bir belgeden öte önemi yoktur. Sahnede
iyi performans gösteren bir öğrencinin sınavlarda başarısız
olduğu görülmemiştir, ama zıddı mümkün olabilmektedir.
Sahne tecrübesi pek çok öğrenci
için gerçekleşen bir rüyadır. Hep hayal ettiği şeyler tek
tek hayat bulur. Özel kıyafetler, dekor, şehrin en iyi
salonlarından biri, bini aşkın seyirci, klasik bale müziği,
dans ve alkışlar. Bundan daha yüksek ve daha pozitif bir
motivasyon olabilir mi?
Peki; neden tüm okullar her
sene resital yapamamaktadırlar?
-
Yeterli öğrencisi yok
-
Resitali hazırlayacak yeterli
öğretim kadrosu yok
-
Başka bir çok işin yanında
buna ayıracak zamanı yok
-
Ekonomik yönden getiri az,
daha karlı işler yapıyor
Resitallerin hazırlık safhasının
okul açısından oldukça zahmetli ve yorucu olduğunu
belirterek başlayalım. Şu işlerin tek tek planlanması ve
gerçekleştirilmesi gerekmektedir:
-
Orijinal bir koreografi
belirle
-
Koreografiyi her sınıfının yapabileceği şekilde parçalara ayır
-
Her seviyedeki öğrenciler için
koreografiyi sadeleştir ve müfredata uygun hale getir
-
Müziklerin minutajlarını yap,
hızlarını ayarla
-
Rutin müfredat yanında
dansları da öğret
-
Provalar düzenle, çekimler
yaptır ve eksiklikleri gör
-
Kıyafetleri dizayn et ve
diktir
-
Sahne ayarla ve sahne provası
organize et
-
Sahne provasında ışık
düzenlemesi yap, teknik kadro koordinasyonu yap
-
İstikamet ve zamanlama
duyurularını gerçekleştir
-
Sahne arkası organizasyonunu
gerçekleştir
-
Sahne arkası haberleşme
koordinasyonunu planla
-
Ve Perde.....
Pek çok okul için bunu iki senede
bir defa dahi gerçekleştirmek zordur, ama bazı okullar bu
zahmete her sene girer, çünkü onlar balenin gerçek bir
görsel sanat olduğunu ve sınıflarda sınavlarla değil
sahnelerde yapıldığını bilir.
Resital hazırlamak kaynak işidir.
Bu kaynak asıl olarak eğitim kadrosunun kendisidir. Geri
kalan tüm unsurlar ikinci plandadır. Bu kaynağı olduğu halde
yapmamak okul açısından son derece kötü bir göstergedir.
Peki bu okullar, resitalleri yük
olarak görenler, ne yapmaktadırlar? Elbette en iyi
yaptıkları şeyi: ticareti. Resital yerine bir şirketin bale
sertifikaları için öğrencilerini ücretli sınavlara teşvik
etmek tam onların işidir. Bu sertifikanın aslında hiçbirşey
için ne ön şart ne de yeterli olmadığından asla
bahsetmezler. Varsayımları zaten bu öğrencilerin zaman
içinde baleden kopacağı ve asıl yetkinlik sertifikasını
hiçbir zaman alamayacaklarıdır. Yetkinlik sertifikası için
bu ara sertifikaların alınmasının gerekmediğini de
söylemezler. Her isteyenin yetkinlik sınavına direk olarak
girebileceğini hele hiç belirtmezler. Sonuç olarak hiç
zahmetsiz para kazanmanın kolay yoludur bu. Kar ettikten
sonra eğitim de şöyle dursun.
Eğitimi öğrenciler için
yapmak gerekir, sadece ticari kaygılar sanata ihanettir.
Kazancını öğrencilerine daha iyi bir eğitim vermek için
yönlendirmeyen her kurum onlara aslında zarar vermektedir.
Öğrencilerimiz için her türlü
fedakarlığa değer. Her şey onların daha iyi bir eğitim
alması ve hedeflerine ulaşarak mutlu olması için
planlanmalıdır.

